Ana Sayfa   |   İletişim
Randevu Formu   |   Sorularınız İçin..   |   Merak Ettikleriniz
hakkımızda bireysel psikolojik danışmanlık sağlıklı yaşam eğitim ve öğretim şirketlere yönelik hizmetler

"Meaning behind the colors"



BEYAZ
Bilim
Eğitim
Yaratıcılık
Araştırma
Zihin
Bireysel Gelişim ve Danışmanlık Merkezi

Merak Ettikleriniz

Bu bölümde sıklıkla sorulan soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Soruların cevaplarını görmek için ilgili soruya tıklayınız. Bu bölümde cevabını bulamadığınız sorularınız varsa lütfen "Sorularınız İçin.." bölümünden bizlere yöneltin.

Sağlıklı Yaşam

  1. Tamamlayıcı tıp nedir ?

    Tamamlayıcı tıp, geleneksel tıbbın kullandığı tedavilerin yanında, bilimsel güvenliği ve etkinliği olan, bedeni, zihni ve duygusal süreçleri hedefleyen alternatif ve bütünleyici terapileri birleştirir. Tamamlayıcı tıp, sağlıklı yaşam, sağlığın korunması ve iyileşme sürecine odaklanır.

    Tamamlayıcı Tıp, geleneksel tıbbi tedavilere bir alternatif değildir. Tıbbi tedavilerle birlikte tüm bireyi hedef alan ve iyileşme sürecini destekleyen bir yaklaşımdır.

    Tamamlayıcı tıp, tedaviye ve iyileşmeye birey-merkezli bir yaklaşımdır. Sağlığın, fiziksel, zihinsel, ve duygusal boyutları arasındaki etkileşimini kullanır.

    Sağlık Psikolojisi alanından gün geçtikçe artan kanıtlar, artık hastalık ve bağışıklık sisteminin “birey” den ayrı olmadığını göstermektedir. Nasıl hissettiğimizin, iyileşme sürecinde önemli rol oynadığı da bilinmektedir. Psikoloji ve tıp araştırmalarının dayandığı bir diğer bilgi ise, zihin ve bedenin bir bütün olduğudur.
     

  2. Stres, Psikoloji ve Bağışıklık Sistemi

    Her birey, bedensel, psikolojik, zihinsel ve duygusal öğelerin birleşimidir. Her öğe eşit derecede önemlidir. Sağlıklı yaşam için her biri ele alınmalıdır. İnsanın duyguları, düşünceleri, psikolojik durumu ve davranışları, bağışıklık sistemini ve sağlığını değiştirmektedir.

    Bağışıklık sistemindeki sitokinler beyine bilgi iletir, fonksiyonunu etkiler, buna karşılık beyin de sitokinler, hormonlar ve peptidlerle geri mesaj yollar. Endorfinler, TNF, gonadotropinler, ACTH, vazopressin ve lökosit kökenli sitokinler beyin ve immün sistem arasında çift yönlü iletişimi sağlayan maddelerdir.

    University of Colorado'daki Psikoloji Bölümü öğretim üyelerinden Maier (Tori DeAngelis, Monitor on Psychology, vol .33, Haziran 2002) yapılan yeni araştırmalarla, “bağışıklık sisteminin beyne nöral etkinlikleri değiştiren sinyaller gönderdiğini, bu sinyallerin de nöral aktiviteden kaynaklanan, davranış, düşünce ve ruh halini değiştirdiğinin” bulunduğunu söylemektedir.

    Beyin, kişinin “hasta” olduğunu öğrendiği andan itibaren, bir dizi fizyolojik ve davranışsal değişiklik başlatmakta ve en önemlisi de, stres hormonu kortizol üretmektedir.
     

  3. Stres, bedenimizde ne gibi tepkilere sebep olur ?

    Bilim adamları, bedenimizin stres karşısında verdiği tepkilerle ilgili araştırmalarda;

    - hormonal dengelerin bozulduğunu,
    - kasların sertleştiğini,
    - kan basıncının arttığını,
    - kalbin daha hızlı çarptığını,
    - oksijen tüketiminin arttığını,

    tesbit etmişlerdir. Bu fizyolojik tepkilerin başağrısı, sindirim hastalıkları, allerjiler, yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıklarına yol açtığı bilinmektedir.

    Kansere yakalanmadan önceki iki yıl içinde, hastaların yoğun stres, depresyon veya bir travma yaşadıkları, araştırmalarda ortaya çıkmıştır. (Simmonton,1978)

    Stres ve duygusal deneyimler değişikliğe olan uyumumuzu belirleyip, enfeksiyon, kanser ve diğer hastalıklara yakalanma riskimizi arttırmaktadır.
     

  4. Beden ve zihin sağlığımız için beslenmenin önemi nedir ?

    Ne yediğimiz, nasıl hissettiğimizin ve nasıl yaşlandığımızın en önemli belirleyicilerindendir. Yediklerimizi değiştirmek, hastalıklarla baş etme ve sağlığımızı kazanma stratejilerinden biridir. Doğada bulunan bitkiler, yiyecekler ve vitaminler bu kategoride yer almaktadır. İdeal bir diyetin, bedenin ihtiyacı olan kalori ve besleyiciler yanında, hastalık riskini azaltması ve bedenin kendini iyileştirmek için sahip olduğu savunma mekanizmalarını güçlendirmesi gerekmektedir.
     

  5. Stresten kurtulmak, hastalanmayı önlemek, genel olarak sağlıklı olmak veya bir hastalığın tıbbi tedavisinden daha fazla yararlanmak için nasıl bir destek alınmalıdır ?

    Persona Life'ta programları özel olarak geliştirilmiş, Beden-Zihin Becerileri Geliştirme Grupları' na katılabilirsiniz. Beden-Zihin Becerileri Geliştirme Gruplarımız, stresli bir dönem yaşayan veya bir rahatsızlık ile yaşamlarını sürdüren bireylerin, bedensel, zihinsel ve duygusal olarak değişmelerini sağlayan bir olanak sunar.
     

  6. Beden-Zihin Becerileri Geliştirme Gruplarından kimler faydalanabilir ?

    - Kronik bir rahatsızlığı olanlar,
    - Kanser hastaları,
    - Kalp rahatsızlığı olanlar,
    - Depresyon ve Anksiyete Bozukluğu yaşayanlar,
    - Yoğun stresli bir yaşam sürenler,
    - Alerjisi olanlar,
    - Kısırlık tedavisi görenler,
    - Menopoz döneminde olanlar,
    - Boşanma, ayrılık ve kayıp yaşayanlar,

    Herhangi bir sağlık sorunu yaşamayan fakat;

    - Duygusal ve fiziksel olarak sağlıklı kalmak isteyen,
    - Farkında lığını arttırmak isteyen,
    - Hastalanmamak için önlem almak isteyenler,

    de bu çalışmalardan yararlanmaktadırlar.
     

  7. Beden-Zihin Becerileri Geliştirme Gruplarına katılanlarda nasıl değişiklikler olur ?

    - Beden-Zihin Becerileri öğrendiğinizde yaşama pozitif bir bakış açısı geliştirirsiniz,
    - Hastalığınız veya içinde bulunduğunuz durumunla baş etmeyi kolaylaştırmak için, daha fazla iç görü ve olumlu algılar geliştirirsiniz,
    - Depresyonda ve kaygıda bir azalma, iyi hissetme halinde ve hayata bağlılıkta bir yükselme yaşarsınız,
    - Ağrıyı, kaygıyı ve stresi kontrol etmek için başetme becerileri öğrenirsiniz,
    - Daha az fiziksel hastalık belirtisi yaşar, kaygınızı ve ağrınızı azaltma yollarını öğrenirsiniz,
    - Bedenin kuvvetini ve dayanıklılığını tekrar kazanmasına yardımcı olma işlevini gören daha kuvvetli bir bağışıklık sistemi geliştirirsiniz.
     

  8. Gruplarda hangi terapi teknikleri uygulanır ?

    Sağlık Psikolojisinde, bugün artık, uzun yıllardır psikologların kullandığı terapi yöntemleri ile, doğu felsefesinde kullanılan, sağlık ve sağlıklı yaşam üzerinde etkinliği kanıtlanmış pek çok Zihin-Beden Tekniği birlikte kullanılmaktadır. Terapi teknikleri hakkında detaylı bilgi öğrenmek için lütfen ilgili terapi tekniğine tıklayınız.

    - Zihinsel Yönelimli Yaklaşım,
    - Hareket,
    - Sanatla Dışa Vurum.
     

  9. Grupların işleyişi nasıl olur ?

    Her gruptaki katılımcı sayısı, 8-12 kişi ile sınırlandırılır. Gruplar haftada bir kez toplanır. Zihinsel yönelimli terapiler, hareket ve sanatla dışavurum terapileri birlikte alındığında, maksimum fayda elde edilir. Grupların toplanması farklı saatlerde ve günlerde planlanmaktadır.
     

  10. Gestalt Yaklaşımı Nedir ?

    Gestalt yaklaşımı ilk olarak Frederick Perls ve eşi Laura Perls tarafından 1940’lı yıllarda geliştirilmiştir. Gestalt yaklaşımı değişik görüşlerden etkilenmiştir ancak hiç bir zaman bu görüşlerin bir bütünü de olmadığı görülmektedir. Gestalt yaklaşımı; başta psikanalitik, varoluşçu, fenomenolojik ve bütünleştirici bakış açılarından etkilenmiştir.

    Gestalt yaklaşımı, duyumlarımız, duygularımız, davranışlarımız, isteklerimiz ve değer yargılarımız ile çevrenin sunduklarının neler olduğunun farkına varmamızı ve yaşam içinde yaptığımız seçimlerle ilintili sorumluluğumuzu üstlenmemize yardımcı olur. Gestalt yaklaşımının kullanıldığı bireysel veya grup çalışmaları, yaşam içinde bize artık yardımcı olmayan davranış biçimlerimizin farkına varmamız, kendimizle ve ötekilerle daha iyi ilişki kurma yollarını deneyimlememiz için gerekli olan destekleyici ortamın oluşturulması üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu anlamda, kişisel büyüme/gelişim ile ilgilenenler Gestalt yaklaşımının bireysel veya grup çalışmalarından yararlanabilirler.


Sağlık Sorunu Sonrası Yeni Yaşam Başa dön

  1. Her kanser teşhisi alan kişi psikolojik destek görmeli midir ?

    Hayır, böyle bir genelleme yapamayız. Profesyonel anlamda psikolojik destek almak bireysel bir tercihtir. Bu tercih, teşhis ve tedavi süreci boyunca kişinin ihtiyaç ve beklentilerine göre farklılıklar gösterebilir. Örneğin; yeni teşhis almış bir kişinin ilk ihtiyacı olan şey emin ellerde olduğunu bilmek, doktoruna ve tedavisine güvenmektir. Bu evrede, birinci derecede yakınların “nasıl davranmalıyım, nasıl destek olmalıyım” endişesi ile aile danışmanlığına başvurması çok daha sık rastlanan bir durumdur. Tedavi süreci boyunca tedavinin yan etkilerini olumlu yönde değiştirebilecek, duygusal durumuna destek sağlayacak psikolojik destek programları vardır. Bu da, kişinin ancak kendisi ihtiyaç duyarsa alması önerilen bir destek biçimidir. Tedavi sonrasında ise, birçok kişinin tahmininin tam tersine, profesyonel anlamda psikolojik desteğe en çok ihtiyaç duyulan zamandır. Çünkü teşhis ve tedavi aşamasında yakınlar tarafından doğal olarak verilen destek, yerini “tamam, bitti artık sen de iyi ol ve tüm yaşadıklarını geride bırak” mesajına bırakabilir. Hâlbuki teşhis ve tedavi sürecini yaşamış olan kişi şimdi tüm yaşadıklarını hazmetmeye ihtiyaç duyar. Teşhisin şokunu ve tedavi sürecinin telaş ve yorgunluğunu arkasında bıraktığı zaman, ortaya çıkması son derece doğal olan birtakım olumsuz duygu ve düşünceler ile karşı karşıya kalabilir. Böyle bir evrede psikolojik destek almak hem kişiye hem de ailesine fayda sağlayacaktır.
     

  2. Profesyonel anlamda psikolojik desteğe hangi durumlarda mutlaka ihtiyaç vardır ?

    - Sağlığına kavuşması için ameliyat olması ve/veya tedavi olması gereken bir kişi ısrarla ameliyatı ve/veya tedaviyi reddediyorsa,
    - Teşhisi alan kişi ve yakınları hekime soru sorma, bilgi edinme konusunda sıkıntı çekiyorsa, iletişim problemi yaşıyorsa,
    - Kemoterapi, radyoterapi ve yan etkileri ile ilgili yoğun ve başa çıkılamaz bir endişe durumu yaşanıyorsa,
    - Tedavi süreci sonrası hasta yoğun bir karamsarlık ve güvensizlik içine girmiş ise,
    - Aile bireyleri arasında karşılıklı duygu ve düşünce alışverişinde birbirini anlama, kendini ifade etme konusunda sorunlar yaşanıyorsa,
    - Kişi hasta rolüne sıkışıp kalmış ise, teşhisten önceki hayatı ona bir başkasının hayatı gibi geliyorsa, hayatından bundan sonra eskisi gibi zevk alamayacağını düşünüyorsa,
    - Hasta yakınları kendi yaşadıkları ile ilgili olarak destek alma ihtiyacı içinde iseler.


Sanatla Dışavurum Başa dön

  1. Resim yeteneğim yok. Yine de sanat terapisi çalışmalarına katılabilir miyim ?

    Sanat terapisinde amaç kişinin sanat malzemelerini özgür ve doğaçlama biçimde kullanarak kendini ifade etmesini kolaylaştırmaktır. Bu nedenle çizim yeteneği kesinlikle gerekli değildir. Önemli olan kişinin malzemelere ilgi duyması ve bunları içinden geldiği gibi kullanabilmesidir. Ortaya çıkan plastik çalışma öncelikli olarak estetik oluşu bakımından değil, kişiye ifade ettiği anlam ve barındırdığı, çağrıştırdığı duygular açısından önemlidir.
     

  2. Sanat terapisi konuşmayı dışlar mı?

    Sanat terapisi konuşmayı dışlamaz. Kısa dönem sanat terapisi gruplarında zaman malzemelerle çalışma ve sözlü paylaşım olarak ikiye bölünür. Sözlü paylaşım bölümünde ortaya çıkan plastik çalışmalar ve grup süreçleri hakkında duygu ve düşünceler paylaşılır.
     

  3. Sözel terapilerden farkı nedir?

    Sanat terapisi konuşmanın yetmediği ve/veya zor olduğu durumlarda sanat malzemeleri aracılığıyla alternatif bir kendini ifade yolu sunarak terapi sürecindeki tıkanmaları aşmada yardımcı olabilir. Sanat malzemeleri ile çalışmak bilinçdışı duygu ve düşünceleri harekete geçirerek yeni iç görüler kazanılmasına ve farkında lığın artırılmasına katkıda bulunabilir.
     


Cinsel Danışmanlık Başa dön

  1. Cinsel danışmanlık nasıl bir süreçtir ?

    Cinsel danışmanlık 6-10 seans arasında süren, cinsel sorunların tedavisini amaçlayan bir süreçtir. Tedavi sırasında danışman cinsellikle ilgili bilgilendirme ve danışmanlık yapar. Kişilerin kendi cinselliklerini ve partnerlerinin cinselliklerini tanımalarına yardımcı olur. Kişilerin cinsellikle ilgili tutumları, inançları, korkuları ve endişeleri terapi sırasında konuşulur. Ayrıca sorunun ne olduğuna bağlı olarak danışman çeşitli ev ödevleri verir. Cinsellik sadece cinsel birleşmeden ibaret olmadığı ve amaçlananın kişilerin cinsellikten haz almalarını sağlamak olmasından dolayı danışmanin bir başka rolü de kişiler arası iletişimi, uyumu arttırmaya çalışmak ve çatışmaların çözümüne yardımcı olmaktır.
     

  2. Cinsel danışmanlıkye sadeci partneri olan kişiler mi gelebilirler ?

    Hayır. Cinsellikle ilgili danışmanlık almak isteyen, cinsel sorunları olan fakat hiç ya da sabit bir partneri olmayan kişiler de cinsel terapiden faydalanabilirler. Fakat terapiye partnerle birlikte katılım her zaman tedavi başarısını arttıran bir etmendir.

Persona Life Hakkında..


ana sayfa   |   merkezimiz   |   danışmanlarımız   |   referanslarımız   |    iletişim   |   randevu formu   |   sorularınız için..   |   merak ettikleriniz
bireysel danışmanlık   |   cinsel sorun danışmanlığı   |   genç ve yetişkinlere psikolojik danışmanlık   |   meslek seçimi ve kariyer danışmanlığı   |   bireysel koçluk
beden-zihin becerileri geliştirme grupları   |   zihinsel yönelimli yaklaşım   |   hareket   |   sanatla dışavurum
grup çalışmalarımız   |   sağlıklı yaşam becerileri   |   sağlık sorunu sonrası yeni yaşam   |   çocuklar ve aileleri ile sanatla dışavurum ve gelişim
çağdaş öğretme teknikleri   |   alternatif ölçme değerlendirme uygulamaları   |   eğitim kurumlarında planlama ve yönetim
öğrenme çeşitleri   |   etkin iletişim becerileri   |   sınıf içi yönetimi programı   |   eğitim programları
iş yaşamına yönelik danışmanlık   |   özel yaşama yönelik danışmanlık   |   bireysel, kurumsal ve yönetici koçluğu
şirketlere yönelik eğitim programları   |   şirketlere yönelik paket programlar


Sağlıklı Yaşam ve Danışmanlık Merkezi
Valikonağı Caddesi,  no:173  d:13/1  Nişantaşı İstanbul    (212) 219 39 33   (212) 231 01 76  info@personalife.com.tr

Tüm Hakları Saklıdır. © 2006 ● Site içerisindeki yazılı ve görsel hiçbir materyal izin alınmadan kullanılamaz.